Aşağıdaki kalemler sık yaptıklarımız. Ama son sözü tezgâh söylüyor: sabah mutfakta ne çıktıysa akşam masaya o gidiyor. Garsona sorun, o günün mezelerini tek tek sayar. Balıkta da aynı şey geçerli, günün balığı ne geldiyse odur.
Beyaz peynir, ceviz ve yeşillikle dövülmüş soğuk meze.
Bakla ezmesi, üzerine zeytinyağı ve dilim limon.
Sarımsaklı sosuyla, rakının yanına en oturan mezelerden.
Sarımsaklı yoğurt ve taze semizotu, hafif ve serin.
Kızarmış ciğer, üstünde bol soğan piyazı. Ara sıcak tarafının klasiği.
İnce halka kızartma, yanında tarator.
Ocaktan pirzola, kanat ve köfte bir arada; paylaşmalık.
Ocakbaşında odun ateşinde pişer, yanında közlenmiş biber ve domates.
O sabah ne geldiyse; ızgara ya da tava, siz nasıl isterseniz.
Sıcak servis, üzerine dövülmüş ceviz.
Tahin ve cevizle, ağır tatlı sevenlere.
Kadeh ya da şişe rakı, yerli şaraplardan kırmızı ve beyaz seçenekler.
Bir meyhane akşamı meze ile başlar, ocakla sürer, fasılla biter. Biz de üçünü aynı salonda topladık. Aşağıda akşamın nasıl ilerlediğini yazdık.
Tezgâhtan seçiyorsunuz. Garson tabağı masaya getirir, gördüğünüzü alırsınız; kâğıttan okumaya gerek yok.
Ciğer, kalamar, börek gibi sıcak tabaklar mezeden sonra gelir. Rakı yavaş içiliyorsa aralara serpiştiriyoruz.
Kuzu, kanat, köfte, pirzola. Ocak salonun içinde olduğu için etin pişme sesi masaya kadar geliyor.
O sabah tezgâha ne geldiyse onu pişiriyoruz. Izgara mı tava mı, siz karar veriyorsunuz.
Kadeh rakı, şişe rakı ve yerli şaraplar var. Buzu ve suyu masada eksiltmiyoruz.
Fasıl akşamlarında salon dolar, masalar birbirine karışır. Gelmeden önce hangi gün fasıl olduğunu telefonla teyit edin.